19 Şubat 2016 Cuma



Bugün daha önce hiç bahsetmediğim bir konudan kendimce yaptığım birkaç araştırmadan da örnek vererek bahsetmek istiyorum. Umarım faydalı bulursunuz. :)

St. Herbs Nano Breast Serum

Göğüs güzelliğinin kadınlar için ne kadar önemli olduğu herkes tarafından bilinir. Bundan dolayı da güzelliğin bir parçası olarak göğüslerin bakımı, uzun seneler diriliğinin korunması, özen isteyen bir çabadır. Arzu edilen forma ameliyatla kavuşulsa bile zaman içerisinde deformasyon mutlaka gerçekleşecektir. Dolayısıyla ister estetik ameliyatı sonrası isterseniz düzenli ürün kullanımı ile olsun göğüs bakımı her zaman gereklidir. Göğüsler her zaman birden çok duyguyu ön plana çıkartmıştır. Özgüven, beğenilmek veya bunların aksine utanmak.. Bu duyguların yoğunluğu kadınları göğüs bakımı için çeşitli alternatif yöntemler denemeye itmiştir.
(Yazı www.stherb.com.tr adresinden alınmıştır.)

St. Herbs Nano Breast Serum göğüslerdeki deri yumuşaması, elastikiyet kaybı, gözle görülür sarkmalar için üretilmiştir. Göğüsteki yağ dokuyu harekete geçirerek, göğsün toparlanmasına sarkmaların giderilmesine, daha dolgun ve sıkı göğüslere sahip olmanıza yardımcı olur. Göğüs dekoltesini belirginleştirir ve göğsü kaldırır. Nano teknoloji sayesinde içerisinde barındırdığı bileşenlerin göğse çok daha hızlı şekilde ulaşmasını ve hızlı etki etmesini sağlar. CTFA (The Cosmetic, Toiletry, And Fragrances Association) ve Certified %100 Tropical Herbal Product sertifikaları vardır.
(Ayrıntılı bilgi için http://www.lilakutu.com/urun/st-herb-nano-gogus-serumu-40-ml-/&ref=cgpk-wgkr0-zkaa )

Gelelim benim naçizane araştırmama...

Nano teknoloji nedir?

Nano teknoloji, maddenin atomik, moleküler ayrıca supramoleküler seviyede kontrolüdür. Nanoteknolojinin ayrıca bugün moleküler nanoteknoloji olarak bahsedilen en eski ve yaygın tanımı, tam olarak 'makroölçek ürünlerinin imalatı için atomların ve moleküllerin kontrolünün belirli bir amacını ifade etmektedir.
( https://tr.wikipedia.org/wiki/Nanoteknoloji )


Peki bitkisel östrojen içeren bir üründen bahsediyorsak, fitoöstrojen nedir?

Kadınlarda, Östrojen Hormonu azaldığında veya eksildiğinde, erken menopoz, kemik erimesi, psikolojik ve ruhsal birçok sıkıntı ortaya çıkar. Östrojen hormonu içeren bazı bitkiler ve gıdalar vardır. Örneğin, soyadan elde edilen doğal östrojen, normal östrojene göre, yan etkileri yüzlerce misli daha düşüktür, kanser riski yok denebilecek kadar azdır. Soya ile beslenen toplumlarda meme kanserine pek rastlanmaz.

Son olarak ürünün içeriğindeki Pueraria Mirifica'nın faydalarından bahsedelim...

Bitkinin toprağın altındaki kısmı fitoöstrojen (hormon içermeksizin hormon etkisi gösteren bitkisel kaynak) içerir. Bu etki daidzin, daidzein, genistin, genistein ve puerarin gibi isoflavonlar, miroestrol ve türevleri, beta-sitosterol, stigmasterol, coumestrol, puerarin, mirificoumestan, kwakhurin ve mirifisinden oluşur.


İnsanlarda bu bitki tonik, gıda takviyesi ve kozmetik ürün olarak kullanılır. Pueraria mirificanın sağlık konusundaki  faydaları şöyle sıralanabilir;
  1. Bütün dişi cinsiyet karakteristiklerinin korunması
  2. Vücudun yenilemesi, canlı kılması
  3. Anti menopoz
  4. Göğüslere güzel görünüm ve  form vermeye hacim kazandırması
  5. Menopoz hastalığını rahatması
  6. Cildin gençleşip güzelleştirmesi
  7. Yaşlanma karşıtı olması
  8. Kan dolaşımını hızlandırması
  9. Hafızayı güçlendirmesi
  10. İştah açması
  11. Ten rengini güzelleştirmesi
  12. Kırışıklıkları  azaltması
  13. Katarakt problemlerinin kısmen gidermesi
  14. Özellikle göğüs çevresindeki cildi beslemesi
  15. Saçların erken beyazlaşmasıyla savaşması -
  16. Saçları yeniden çıkarması ve güçlendirmesi, var olanları koyulaştırması
  17. Enerjiyi ve isteği artırması
Ek
olarak...

Migros'larda Paşabahçe işbirliği ile üretilen cam şişeler satılıyor. Bu şişeler bize cam şişede, sağlıklı su içmeyi hatırlatırken meme sağlığı konusunda bizi bilgilendiriyor. 4,5 gibi bir fiyata satın alarak hem kendiniz bilinçlenebilir hem meme sağlığı bilinçlendirme çalışmalarına katkıda bulunabilirsiniz.

Sevgiler... :)


        Instagram      Facebook       Twitter        Tumblr
 
 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder